Boşluktaki “Kadın”

Yanıt veriyorum! İnsanlar, siyah insanlar. Kötü insanlar! Beyaz giyenleri korkutan insanlar. Size bu yanıtım. Her şeye rağmen beyazım ben. Bütün karanlığınızın içinde dimdik duran bir beyaz! Son damla düştü. Artık adım atabilir, yüz çevirebilirim ışığa. Kuzeye ilerlemek istiyorum. Orada aydınlık var. Duyabiliyor, hissedebiliyorum. Maviler eşliğinde savrulan rüzgârın üzerime geldiğini görüyorum. Ona karşılık vermek istiyorum. Gamzelerimin çıktığını hissettiğim vakit gözlerimi kapatıp, kollarımı açıyorum. Parıltı dolu irili ufaklı taneleri görüyorum. Hayallerim var o tanelerde. Hepsi benim geleceğim.

Afşar Timuçin;
  • Belki de boşa geçti onca zaman
  • Bu da bir tür geçip gitme duygusudur
  • Ne güzel olurdu yeniden başlasak
  • Ne yapsan en başa dönülemiyor
  • Ne yapıp yapıp dalı unutmalı
  • Rüzgârla yere düşen sarı yaprak

Geçmişteyim, geleceğime dönmek istiyorum. İlk adımı atıyorum, orada benim çocukluğum. Yanakları pasaklı, yırtık kalavrasıyla birlikte tebessümü düşmeyen gözleri görüyorum. Ne yöne baksa parıldatıyor, aydınlatıyorlar. İkinci adımı atıyorum, orada ise benim gençliğim. Yanaklarımdaki pasaklık, gözlerimdeki yaşlara kaybolmuş. Yerini derin çizgiler almış. Tebessümü düşmeyen gözler ise, sonsuzluğa kapanmış. Üçüncü adımı attığımda artık maviler eşliğinde savrulan rüzgârı daha derinden hissedebiliyorum. Parıltı dolu irili ufaklı tanelerin belirginleştiğini görüyorum.

Afşar Timuçin;
  • Açıklara çıkalım boğulmamak için
  • Günün kuytu yerleri şimdi harap
  • İçimizde bir ezgi inceden inceye
  • Bizi kendimize bağlarken akşam olur
  • Karanlığı gümüş rengine boyar mehtap
  • Oturup uzun uzun konuşsaydık
  • Sevişmek nasıl olsa gene olur iyi kötü
  • Bir ıhlamur sıcaklığı yayılırken odamıza
  • Her şeyi ince ince düşünseydik
  • Ölümü kırgınlığı inceliği en başta
  • Bütün eksiklerimize gülüp geçerek

Artık hazırım beyazları giymeye, geride kaldı tüm bu karanlık. Beyazlara karışıyorum. Bana bütün renkleri getirin, kendi rengimi seçeceğim. En çok turkuazı kullanmak istiyorum, birazda yeşil. Huzuru, mutluluğu anımsatıyorlar bana. Hadi gidelim beyazların daha çok olduğu dünyaya. Bütün siyahları beyaza dönüştürmeli mi? İyi ama o zaman beyazın bir önemi kalmaz ki. Beyaz, siyah olduğu için değerli değil mi? Evet öyle. O zaman ben kıymetliyim. Yani bence kıymetliyim, biliyorum elbet onlarca kıymetsiz olduğumu.

Siyahı giymekten yoruldum. Rahatsız ediyor beni siyah olan bütün her şey. Daha yumuşak renklere bakmak istiyor, daha yumuşak sesleri duymak istiyorum. Ama hayat size o yumuşak renkleri göstermeyip, dinletmeyebiliyor.

Birilerinin tutkusu, birilerinin ufkunu ezip geçebiliyor. Görmeyi, duymayı istediğiniz o renkler ve sesler yerini istemediklerinize bırakabiliyor. Sonrasında sizler de dahil oluyorsunuz siyah insanlar topluluğuna, kaybolup gidiyorsunuz. Siz gidiyorsunuz, bir yenisi geliyor.

Fatih DEDECAN

Paylaş;
Yorum ( 2 )
  1. sevda
    4 Ekim 2017 17:48
    Cevapla

    Hayirli olsun dedecan 😁👍😆

    • FD Yazar
      5 Ekim 2017 09:52
      Cevapla

      Teşekkür ederim Sevda 🙂

Bir cevap bırakın