Biliyorum Zor Olacak

 

Artık yok, biliyorsun. Olmadığını söylüyorsun. Belki de hiç olmadı. Uzaklaştığını görüyorsun. Elinde çalı çırpıdan bozma bir çubuk, arkasına dönüp baktığında ise özlediği çocukluğu. Sadece çocukluğu. Biliyorum zor olacak. Adım atmak, ilerlemek isteyeceksin. Ama mecbursun. Belki sadece hayal edeceksin. Özleyeceksin, isteyeceksin. Ama olmayacak. Kendi içinde saklayıp örteceksin. Kimselerle paylaşmak istemeyeceksin. Kendine saklayacaksın. Kimi zaman yüzüne vuracak özlemin, isteğin. Bunu fark edecekler. Biliyorum zor olacak.

Sabahları onu düşündüğüne değil de, bunu bilmiyor olmasına yanacaksın. Onu hep beklediğine değil de, gelmeyeceğini bildiğine yanacaksın. Nerede ki o şimdi? Sabah olmuş, kalkmış mıdır? Simdi saat sabahın altısı. O hep geç uyur, yani birlikte geç uyurdunuz. Sen alışkanlığınızı devam ettiriyorsun, peki o?

Başımı kaldırıyorum. Solmuşsun, sana ait renkler yok üzerinde. Onun üzerinde mi kaldı renklerin? İstesene, korkuyor musun? Korkma. Sana ait o renkler. Alamasan bile halen onun üzerinde. Sende ne var? Yani, ona ait sende ne var? Özlem, hasret, gelecek, hayal kırıklığı. Hangisi? Bilemedim mi? O zaman belki aşk, belki öfke.

Ben ise… Ben ise farklı deryalardayım. Bir başkasının ayak izlerini takip etmeye çalışıyorum. Onun gibi olamam, kendim olabilirim. Onun gibi bakamam, kendim bakabilirim. Hiç tanımıyorum onu. Ama senin üzerinde görüyorum onun izlerini. Biraz tebessüm, biraz ise keder katmış sana. En çok da sabrı katmış. Bitmedi gitti şu sabrın, iyi sebat ettin.

Bu sıralar seni yorumluyorum, onu sana anlatıyorum. Tanıdığımdan değil. Çünkü biliyorum ki, o çok daha iyi geliyor sana. Hep öyle oldu zaten. Ben anlatmaya devam edeceğim, mühim olan sana iyi gelen. Dediğim gibi, başkasının ayak izlerini takip etmeye çalışıyorum. Belki yeri geldiğinde ben devam ettirebilirim diye. Çünkü bilirim ki sonbahara katlanmayan biri, ilkbaharın meltemini hissetmeyi hak etmez. Bu yüzden biliyorum ki, zor olacak.

Belki de yanlış yerdeyim. Yanlış yerde olan insanlar, özgür olmayı seven bir yunusun bir havuzda yaşamasına benzer bir durumdadırlar. Yine de onlar her şeye rağmen gülümsemeye çalışırlar, onlar ağlasalar da, acı çekseler de belli etmezler. Etmek istemezler, yine gülerler. Tıpkı bir yunus gibi, yunusun yüzündeki o ifade, gülse de ağlasa da hep aynıdır, hiç değişmez.

Fatih DEDECAN

Paylaş;
Yorum ( 1 )
  1. nedim ilker oğuz
    13 Ekim 2017 15:11
    Cevapla

    Hayattaki rolleri biten kişiler ile yaşadıklarımız ne kadar anlamlı ise o kadar mutlu olmalıyız ve gurur duymalıyız.gıdenlerın sebeplerle dolu soru işaretlerine takılmadan ılk tecrübelerden ders alıp daha dıkkatlı adım atmalıyız.o artık yok
    Ve böyle bu döngü var.

Bir cevap bırakın